Koku…

Ölümü kokladım bu gece..
Nasıl bulmuşsa beni; olmuş, genzimden yüreğime akıvermiş bilinmeyen yollarımı geçerek…
Keskin, huzursuzluk veren bir yanı vardı.
Ne dingindi söylenildiği gibi ne de öyle korku doluydu.
Sadece huzursuz ve keskin bir kokuydu o kadar…
En sonunda ne mi oldu? Devamını oku…

“Müzeler Haftası”nda Sessiz Bir Müze…

Müzeler Haftası sebebiyle mercek altına aldığımız Sakarya Arkeoloji Müzesi, büyük bir kültürel zenginliğe sahip olan Sakarya Havzası’nda var olma mücadelesi içindedir.

Binası 1910-1915 yıllarında askerlik binası olarak Binbaşı Baha Bey tarafından yaptırılmıştır. 14-21 Haziran 1922 tarihinde Atatürk İstanbul’dan gelen annesi Zübeyde Hanım’ı bu evde misafir etmiştir. Atatürk evi olarak da bilinen yapı, 1983 yılında Devamını oku…

UMUDA GİDEN YOLDA PEDAL ÇEVİRENLER

Çernobil faciasının üzerinden tam 23 yıl geçti ve birer birer unutuldu getirdiği zorluklar, acılar, tüm yaşananlar… Ancak bir gerçek var ki; o günden beri özellikle karadeniz bölgesinde büyük bir artış gösterdi kanser ölümleri. Ve yıllarca görmezden gelindi, bölge insanın gözyaşları, zamansız ve amansız ölümleri…

Şimdi bu facianın üzerinden geçen 23 yılın ardından, yine 26 Nisan’da; bu amansız hastalığın pençesine düşüp, onu yenmiş biri olan Murat Ceylan umuda doğru bir yolculuğa çıkıyor. Pedalını maddi imkansızlıklar sebebiyle tedavi olamayan karadeniz şeridindeki -çernobil mağduru- kanser hastaları için çeviriyor Murat Ceylan ve altı arkadaşı… Yolculuk Edirne’de başlıyor ve sahil şeridi boyunca devam edip Artvin’de son bulması planlanıyor. Bir aksilik olmazsa 33 günde tamamlanacak bu bisiklet yolculuğu. Eylemin adıysa “HAYATA TUTUNMAK”

Bu eylemin amacı; öncelikle karadeniz bölgesinde maddi imkansızlıklar sebebiyle tedavi olamayan kanser hastalarına Devamını oku…

Tüm Dünya Tiyatro Günü’nü kutluyor

Bugün “Dünya Tiyatrolar Günü”…Bugün ülkemizde pek çok tiyatroda ücretsiz veya indirimli gösterimler yapılıyor. İBB Şehir Tiyatroları  her yıl olduğu gibi bu yıl da 27 Mart sebebiyle ücretsiz oyun sahneleyecek. Ayrıca Kültür ve Turizim Bakanı Ertuğrul Günay “Dünya Tiyatrolar Günü” münasebetiyle yaptığı konuşmasında, 60. yılını kutlayan Devlet Tiyatrolarının bugün ücretsiz oyun sergileyeceğini müjdeledi. Sizler de bu kampanyalardan yararlanabilir ve  Tiyatro sanatçısı arkadaşlarımızı alkışlayarak onları ödüllendirebilirsiniz. Hepinize iyi seyirler diliyorum…
Bilge KARATEPE

Gencecik Bedenleri Ölüme Götüren Hastalık: “Silikozis”

Bugün bir dizi ihmallerin yol açtığı ve ölümcül sağlık sorunu olan “Kot Taşlama Hastalığı – Silikozis” ten bahsetmek istiyorum sizlere.
kot taşlama-RESİM
O kullanmaktan büyük keyif aldığımız taşlanmış kotların yapımı sırasında hayatını kaybeden işçi- lerden ve buna sebep olan ihmalkâr tavırlardan haber- dar mısınız? Basında sık sık kot taşlama işinde çalışan gençlerimizin ölüm haber- lerini görüyoruz. Ama ne yazık ki bu haberleri pek çoğumuz görmezden geli- yoruz. Ancak şu bir gerçek ki bu ölümlerde bizim de Devamını oku…

“21 Mart Dünya Ormancılık Günü” ve Çözülemeyen 28 Sorunu

Bugün 21 Mart Dünya Ormancılık Günü… Tüm dünyada ortak konu; Küresel ısınma ve iklim değişikliği iken ülkemizde bu konular gölgede kalıyor. Çünkü ülkemizde geliştirilmesi, genişletilmesi gereken bu mekanlar tahribatlar sonucu giderek azalıyor ve bu sebeple de konuşulması gereken konu geliştirmek iken; varolanı korumaya takılıp kalınıyor ama maalesef onda da başarılı olunamıyor. Zira 2/B sorunu olarak bilinen bu durum anayasa değiştirilmeden çözülebilecek gibi değil. Hatta bu sorun son yıllarda o kadar vahim bir hal aldı ki ; her yıl kilometrelerce ormanlık alan yok oluyor ve bir süre sonra yerlerine tesisler kuruluyor veya başka amaçlarla kullanılıyor. Toplumsal bir sorun olan 2/B konusunun  halen çözülememiş olması da bizi dünya gündemini oluşturan “Küresel Isınma ve İklim Değişikliği” konularından uzak tutuyor. Bu durumda; Kyoto protokülüne  gecikmeli  de olsa katılan ülkemizde, ormanların korunması adına gerekli yasal değişimlerin de yapılmasının şart olduğu bariz bir şekilde görülüyor. Devamını oku…

Çanakkale Şehitlerini Anmak…

Bugün 18 Mart Çanakkale şehitlerini anma günü…
Yani herkes bir yerlerde birer dakika saygı duruşu yapacak. Ülkemde anma törenleri saygı duruşları, şiirler, marşlar, karanfiller, çelenklerle yapılır çünkü. Acaba bu kadarı yeter mi? Çanakkale’de vatanı uğruna, gelecek nesiller uğruna, bizlerin hürriyeti uğruna ölen o şerefli ve cesur insanlara bu kadarı yeter mi? Elbette ki “Hayır!”. Ülkemin tek bir zerre toprağı için kan döken şehitlerimiz bugün bilselerdi düşmana parsel parsel arazi satıldığını, yabancı şirketlere satılıp özelleşen devlet kuruluşlarının bizi her gün düşmana borçlandırdığını, acaba saygı duruşunda bulunan kalabalığa dönüp Devamını oku…

“8 Mart”ın Kadınları…

Yazıma tüm kadınların “Dünya Kadınlar Günü” nü kutlayarak başlamak istiyorum. Ne de olsa kuru kuruya kutlamalara alışkın yurdum insanı. Artık öyle bir hal aldı ki bu günler, kapitalizmin para tuzakları olmaktan başka bir özellikleri yok. Yaklaşan yerel seçimler sebebiyle belediyelerin yaptığı kadın matineleri dışında bir etkinlik de yok, bugüne özel.
Halbuki çözüm bekleyen o kadar çok sorun var ki ülkemizde kadınlarla ilgili. Maalesef bugün hepsi unutulmuş gibi görünüyor. Ücretsiz konser ve eğlencelerde vur patlasın çal oynasın; susturuldu kadınlarımız ve göz ardı edildi yine sorunlarımız…
Peki, sizi hiç düşündürmüyor mu; Devamını oku…

Sonunda Sen de Düşüp Gittin Azrail’in Peşine…

Vay be Rıza (Yusuf)!..

Sonunda sende düşüp gittin Azrail’in peşine !..

Dün, boşuna günahını almışım,Ne olur, kızma bu kardeşine…

Öğlen kahvede söylediler, Rıza (Yusuf) öldü dediler

Ne kolay söylediler!..

Sanki dev bir taş ocağını, kökünden dinamitleyip

Üstüme devirdiler!..

Ah dostum …

O kocaman gövdene,

O beyaz kefeni nasıl kıyıp giydirdiler?

O zalim tabutun tahtalarını

Senin üstüne nasıl böyle çivilediler?

Yani sen şimdi gittin, yani yoksun, yani bi daha olmayacak mısın?

Kendi dizeleriyle uğurlayayım istedim bu büyük ustayı… Devamını oku…

Tahsin Amca’yı Kaybettik…

Üzücü bir haberle yıkıldım bugün… “Gazanfer Özcan aramızdan ayrıldı” diyordu genç spiker ve sonrası gözyaşı oldu benim için, bu sebeple duyamadım haberin devamını…
Tüm sevenlerine sabır diliyorum Allah’ tan, hepsinin başı sağ olsun. Ve büyük ustaya da Allah’tan gani gani rahmet diliyorum…
Sahne tozu yutmuş, tiyatro aşığı bu adam, sinemadan uzak durdu senelerce. Sonra “Kuruntu Ailesi” ile ekranlara gelip herkesin gönlüne taht kurdu. “Televizyonu neden hep reddetmişim yıllarca” diyordu bu yapımdan sonra. Televizyon yapımlarını sevmişti yani ama yine de sahnenin yerini tutmuyordu hiçbir şey. Bu sebeple hiçbir zaman kopmadı, kopamazdı sahnelerden. Eşi ile beraber “Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatro” sunu kurup bugüne kadar getirdi büyük usta. Son olarak “Avrupa Yakası” dizisinde Tahsin amca rolü ile hayranlarıyla buluşan Gazanfer Özcan’ ın yeri biliyoruz ki dolmayacak. Ama yapıtlarını bizlere miras bırakan bu ünlü sanatçıyı hiç unutmayacağız…
Uğurlar olsun, mekanın cennet olsun Tahsin amca…

Bilge KARATEPE

Herşeyin Başı “SAĞLIK”

İnsan psikolojisinin genel bir durumudur; birşeyin değerini ancak kaybedince anlamak.  Ve bu durum genellikle hüsrana yol açar. Ancak konu “sağlık” olunca sonuçlar o kadar ağır olur ki; bunu “hüsran”la tanımlamak yetersiz kalır. İşte o zaman; herşeyin başının sağlık olduğu konusunda, hepimiz hem fikir oluruz. Günümüzde yoğun iş temposu, teknolojik cihazların kullanımının artmasıyla oluşan zararlı ışınlara maruz kalma ve beden tembelleşmesi, tarım ve hayvancılıkta hormonlu gübre-yem kullanımı, özellikle büyük şehirlerde giderek artan hava kirliliği, ses kirliliği…vb. sebeplerle sağlık problemleri giderek çeşitlenmekte ve artmaktadır.
Bu sebeple sağlıklı yaşam adına bir bilinçlenme süreci başlamış ve bunun bir sonucu olarak da; son yıllarda çeşitli “sağlıklı yaşam akımları” türemiştir. Çoğu uzakdoğu kökenli olan sporlar, yaşam stilleri, masajlar, kürler, diyetler ve alternatif tıp arayışları bunların başlıcalarıdır. Hemen hergün televizyon, internet, gazete ve dergilerde bunlara rastlamak mümkün. Bu oldukça güzel ve umut verici bir gelişme. Ancak çeşitlilikle birlikte kafalardaki sorular da artmış görünüyor ve her geçen gün kafamız biraz daha karışıyor. Plates, yoga, silva, spa, reiki, detoks, anti-aging, aikido, aikijitsu, kenjitsu, taekwondo, gi gong, shiatsu, aromaterapi… vb. bir sürü terim beynimizde yer işgal ediyor. Terimlere takılıp kalıyoruz ama tüm bunların ne demek olduğunu teorik olarak bilsek bile, pratiğe dökmekte zorlanıyoruz. Herşeyi bu kadar zorlaştırmamızın nedeni nedir bilinmez ama, bu sayede amaçtan gittikçe uzaklaşıyoruz. Nedir tüm bunların amacı, temelde neyi hedefliyor ve sağlıklı yaşam adına neleri öneriyorlar? Bu yazımda bunlara değinmek ve biraz olsun kafalardaki sorulara yanıt getirmek istedim. Devamını oku…

Toplumun Kanayan Yarası “YOZLAŞMA”

Teknolojinin gelişimiyle hızla hayatımıza giren, benliğimizi esir alan ve sonrasında ise; ahlaki körleşmeye sebep olan “YOZLAŞMA” kavramından bahsetmek istiyorum sizlere. Zira bu önemsiz gibi görünen kavram, önce kişisel kimliğimizi, ardından toplumsal kimliğimizi ve nihayet ahlaki değerlerimizi yıkıyor ve geriye yeniden şekillenmiş, özünden tamamen uzaklaşmış kişilikler, toplumlar ve yeni bir “Ahlak” kavramı bırakıyor. Oluşan yeni “Ahlak” kavramı, inanılmaz bir değişime uğramış olarak çıkıyor karşımıza. Öyle ki; yüzyıllardır değer olarak bildiğimiz her şey birer birer önemini yitiriyor bu değişim sonrasında.
Üstelik tüm bunlar olup biterken, bizler hayat karmaşası ve kavgasından, değişimin farkına bile varamıyoruz. Belki de bunu düşünmeye bile zaman ayıramıyoruz. Yani bu değişim; biz bilincine bile varmadan, bizlerin hayatını değiştiriyor. Oysa bunu yapanlar gayet bilinçliler. Tıpkı gölge oyunundaki hayali gibi bizlere önce şekil veriyor(karakter, görünüm, giyim, meslek…) kısacası kimliğimizi belirliyor,sonra istedikleri gibi perdeye koyuyor, istedikleri gibi oynatıyor ve sıkıldıklarında perdeye başka bir kahramanı çıkarıyorlar. Yani maalesef hepimiz kuklalar oluyoruz… Devamını oku…

Dünya Tiyatrolar Günü

Bugün “Dünya Tiyatrolar Günü”…

Pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de bu güne özel aktiviteler düzenleniyor. Ücretsiz ya da indirimli sergilenen tiyatrolar, paneller, ödül törenleri…vs. Bugün hepinize bir tiyatro oyunu izlemenizi önerir, TV ile arasındaki büyük farkı keşfetmenizi ve o büyülü havayı solumanızı dilerim. Şimdiden hepinize iyi seyirler…

Bilge KARATEPE

“Dünya Su Günü” nü duydunuz mu?

Nedir bu “DÜNYA SU GÜNÜ“? Kısaca buna değineyim önce…

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1992 yılında Rio de Janerio’da düzenlenen “BM Çevre ve Kalkınma Konferansı”nda dünyada suyun giderek artan öne- minden dolayı 22 Mart gününün “DÜNYA SU GÜNÜ” olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bugünün oluşturulmasındaki temel amaç; dünya çapındaki etkinlikler çerçevesinde “Suyun Önemi” ve “Küresel susuzluk gerçeği” konularında insanları daha kolay bilinçlendirebilmektir.

Ancak ülkemizde sanıldığı kadar kolay olmayan bu bilinçlendirme işlemi çerçevesinde yapılanlara bakıldığında, bunların da ne kadar yetersiz olduğu görülmektedir. Zira ülkemizde sadece; resim, fotoğraf, kompozisyon ve afiş yarışmalarıyla halkı bilinçlendirmek şimdiye kadar mümkün olmamış ve bundan sonrasında da olmayacaktır. Dünyadaki ve tabi ki ülkemizdeki susuzluk sorunu devam ederken Yerel seçimler kaygısıyla -oradan buradan su transferiyle bu sorunun çözülmeyeceği ve çözülmediği kendilerince de bilindiği halde- susuzluk sorununun çözüldüğünü iddia etmek ve en kötüsü bu konunun üzerine bir çarşaf germek, kabul edersiniz ki çok acıdır. Devamını oku…

Çağın hastalığı: “Kanser” Üzerine…

Son yıllarda -maalesef- çokça adını duyduğumuz bir hastalık olan “KANSER” den bahsetmek istiyorum sizlere… Öyle sık duyuyoruz ki adını; hatta neredeyse her gün bir yakınımızı kaptırıyoruz bu hastalığa. Sanki grip salgını gibi her yerde, herkeste görülüyor… Adeta nefesini ensemizde hissediyoruz…

Peki ama nedir bu hastalığı bu kadar artıran… Elbette ki bunun sebepleri pek çok… Mesela ; stres, dengesiz beslenme, hormonlu gıdalar, nükleer aktivitelerin doğaya olumsuz etkileri(Örneğin; Karadeniz’deki kanser vakalarının en önemli sebebi olan Çernobil faciası), röntgen ışınları, kanserojen madde üretiminin ve tüketiminin artması(maalesef ucuza imal etmek için çocuklarımızın masum oyuncaklarından, ,mutfak gereçlerine kadar pek çok üründe kullanılan ham madde kanserojen), toprağa karışan deterjan atıkları, hatalarımız dolayısıyla delinen ozon tabakası(Zira tüm cilt kanserlerinin %90’ından fazlasına,Güneş’in zararlı ışınları yol açıyor), sigara kullanımının çocuk yaşlara düşmesi(Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; “Sigara” her üç kanser ölümünün birinden, Akciğer kanserlerinin ise neredeyse tamamından sorumludur), Alkol kullanımının -yaş ayrımı olmaksızın- hızla artması (Bağırsak kanserine yol açarken, diğer kanserleri de tetikler) …kansere yol açan sebeplerden bir kaçıdır…

Tüm bunlardan sonra aklımıza gelen şey “Bu illete nasıl karşı koyabiliriz? Yapabileceğimiz şeyler var mı?” sorularıdır… Şimdi bu soruların cevaplarına değinelim… Devamını oku…